Hayatın içinde hepimizin aklından geçen ama yüksek sesle söylemeye çekindiği bir cümle belki de bu. Kimimiz çalışırken, kimimiz alışveriş yaparken, kimimiz faturaları öderken düşünüyoruz bunu. Peki gerçekten para olmasaydı hayat nasıl olurdu?
Bazıları için para özgürlük demek. Bazıları için ise insan ilişkilerini bozan, insanı insandan uzaklaştıran bir sistemin parçası. Özellikle büyük şehirlerde yaşarken hayatın neredeyse tamamen para üzerine kurulduğunu hissediyoruz. Daha iyi ev, daha iyi okul, daha iyi semt, daha iyi yaşam… Sürekli daha fazlasını istemeye programlanıyoruz.
Ama insan gerçekten neye ihtiyaç duyuyor?
Bir çocuğun mutlu olması için pahalı oyuncaklara mı ihtiyacı var? Bir insanın huzurlu olması için daha büyük bir eve mi ihtiyacı var? Yoksa güvene, sevgiye, ait hissetmeye mi?
Bugün insanlar birbirlerine ayıracak zaman bulamıyor. Çünkü sürekli çalışıyoruz. Sürekli yetişmeye çalışıyoruz. Daha fazla kazanmak için daha fazla tüketiyoruz, daha fazla tüketmek için daha fazla çalışıyoruz. Kısır bir döngü.
Belki de bu yüzden bazı insanlar hâlâ mahalle hayatını özlüyor. İnsan ilişkilerinin daha sıcak olduğu, paylaşmanın daha doğal olduğu zamanları…
Keşke para diye bir şey olmasa derken aslında insanlar biraz da daha adil, daha samimi, daha insani bir hayatı özlüyor olabilir mi?
Çünkü bugün birçok insanın hayatındaki temel sorun yalnızlık. Oysa geçmişte insanlar birbirine daha yakındı. Kapılar açıktı. Çocuklar sokakta birlikte büyürdü. İnsanlar birbirlerinin hayatına gerçekten dokunurdu.
Modern hayat ise bizi yavaş yavaş bireyselleştiriyor. Herkes kendi küçük dünyasında yaşamaya çalışıyor. Güvenlikli siteler, özel arabalar, kapalı yaşam alanları… İnsanlar birbirlerini görmeden yaşayabiliyor artık.
Belki de bu yüzden “keşke para diye bir şey olmasa” cümlesi yalnızca ekonomik bir tepki değil. Aynı zamanda insani bir özlem.
Çünkü para çoğu zaman insan ilişkilerinin önüne geçiyor. İnsanların değerini bile çoğu zaman sahip oldukları belirliyor. Ne kadar kazandığın, nerede yaşadığın, ne giydiğin…
Oysa insanın gerçek değeri bunlar olabilir mi?
Belki de asıl mesele yeniden dengeyi bulmak. Para hayatın merkezinde olmadan da üretmenin, paylaşmanın, birlikte yaşamanın yollarını aramak.
Belki o zaman insanlar birbirlerini yeniden duymaya başlayabilir.
semra güzel korver